Astım Ve Gebelik

10.07.2023
374
Astım Ve Gebelik

Astım salt tedavisi bulunmayan solunum sisteminin kronik bir hastalığıdır. Astımlı kişilerdeki en önemli değişim solunum yollarında görülen iltihap yani enflamasyondur. Bu mikrobik bir olay olmayıp …

Astım salt tedavisi bulunmayan solunum sisteminin kronik bir hastalığıdır. Astımlı kişilerdeki en önemli değişim solunum yollarında görülen iltihap yani enflamasyondur. Bu mikrobik bir olay olmayıp solunum sistemini oluşturan yapıların şiş ve kızarık olması şeklinde basitleştirilebilir. Bu enflamasyon hava yollarını astım hamlelerine neden olan ya da başlatan dış faktörlere karşı çok daha duyarlı hale getirir.

Banal soluk alma sırasında hava evvel burundan geçer. Hava burada ısınır, nem oranı çoğalır ve yabancı ufak maddelerden temizlenir. Alınan hava daha sonra gırtlaktan geçerek trakea ismi verilen soluk borusunua girer. Trakea akciğerlere girmeden evvel ikiye ayrılır ve bunlar sağ ve sol bronkus olarak adlandırılır. Bronkuslar daha sonra giderek incelen binlerce hava yoluna ayrılır ve bunlar da bronşiyoller olarak isimlendirilir.

Astımda genellikle etkilenen kısım işte bu bronşiyollerdir. Astımlı bir kişi hamleleri başlatan herhangi bir etmenle karşılaştığında fazla alıngan hava yolları daha da şişer, enflame olur ve daralır. Neticede akciğerlere giren ve çıkan hava akımında bir tıkanıklık alana gelir ve kişinin soluk alıp vermesi güçleşir.

Kaç çeşit astım vardır
Astım kronik bir hastalıktır. Zaman zaman iyileşmiş gibi görünebilir ve hamleler çok uzun vakit ortaya çıkmayabilir. Ancak hava yollarında kronik enflamasyon olduğundan herhangi bir yarıyılda yeniden alevlenebilir. Temel olarak 2 cins astım varlığından söz edilebilir.

Alerjik astım: Genelde çocuklarda ve ergenlik çağındaki kişilerde görülür. Alerjiye neden olabilen herhangi bir madde örneğin hayvan tüyü, ev tozu bu hamlelerin başlamasına yol açabilir. Genelde 35 yaşından evvel ortaya çıkan astım hastalığı alerjik türdedir.
Alerjik olmayan astım: Bu cins astım daha ziyade orta yaştaki kişilerde görülür. Astım hamleleri egzersiz, soğuk hava, üst solunum yolu enfeksiyonları gibi etmenlerce tetiklenir ve ortaya çıkar. Astım hamlelerinden alerjik mekanizmalar mesul değildir.

Astım saldırıyı nedir?
Astım saldırıyı zati fazla duyarlı olan hava yollarının gösterdiği reaksiyon sonrasında ortaya çıkan solunum kasveti olarak özetlenebilir. Alerjik ya da başka bir sebeple hava yolları daralınca hava akımları güçleşir. Bu daralmanın 3 temel nedeni vardır.

Hava yollarını çevreleyen adalelerin kasılması
Hava yollarını döşeyen dokuların şişmesi
Hava yollarında banal olarak üretilen salgılar mukus, balgam dışarı atılamadığı için buraları tıkaması
Astım belirtileri çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Bazı kişilerde yalnızca mevsimsel alevlenmeler görülürken, kimilerinde yalnızca egzerszi sonrası ya da alerjik bir maddeyle karşılaşılmasını takiben ortaya çıkabilir. Kimilerinde ise olay çok daha kroniktir ve hemen hergün belirtiler görülebilmektedir.

Hava yolları daralıp tıkandıkça soluk alıp vermek ve havayı buradan geçirebilmek için daha fazla efor tüketilmesi gerekir. Hava daralmış bir alandan geçerken ıslık eşi bir ses çıkmasına neden olur. Bu ses astım hücumlarında tipiktir.

Astım hücumlarında en sık karşılaşılan yakınma ve belirtiler şunlardır:
Öksürük: Öksürük çok sık karşılaşılan ancak kolaylıkla atlanabilen bir astım belirtisidir. Genelde astım dışında başka bir meseleye bağlanır. Genel kural olarak sıhhatli kişiler boğazlarında birşey olmadığı ya da soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlara tutulmadıkları sürece öksürmezler

Wheezing: Daralmaya bağlı olarak görülen ıslık sesi wheezing olarak adlandırılır. Astım için tipiktir.

Göğüs sıkışması: Daralmış hava yollarından havayı geçirebilmek için daha fazla efor gerektiğinden pekçok astımlı kişi göğsünden rahatsız edici bir his ve daralma tanımlar.

Soluk darlığı: Bazı kişilerce hava açlığı olarak belirlenen ve sanki alınan soluk yetmiyormuş hissini uyandıran vaziyettir.

Mukus üretimi: Pekçok astımlı kişide kalın ve fazla miktarda balgam üretimi vardır. Bu mukus solunum yollarını tıkayarak öksürüğe neden olur.

Çoğu zaman astım belirtileri geceleri ya da sabahın ilk saatlerinde şiddetlenmektedir.

Uzun senelerdir astım ile yaşayan kişiler hamleleri nelerin tetiklediğini az çok bilirler. Öte yandan bir astım saldırıyı çoğu zaman ortaya çıkmadan evvel belirtiler verir. Kişinin hastalığını iyi tanıması ve bu belirtilere dikkat etmesi saldırı gelmeden evvel ihtiyat alabilecek zamana sahip olmasını sağlar.

Astım tehlikeli bir hastalık mıdır?
Astım hamleleri çoğu zaman hafif ya da orta şiddette görülür ve ilaçlara kolay cevap vererek birkaç dakika ile birkaç saat arasında düzelir. Ancak bazı hamleler rutin ilaçlara cevap vermeyebilir ve acil müdahale gerektirebilir. Bu cins şiddetli ve uzun süren hamleler hayati tehlike doğurabilir.

Astımın iyi hakimiyet edilmesi ne demektir?

Astım kesin tedavisi olmayan kronik bir hastalıktır. Bu sebeple tüm tedavi girişimlerinde emel iyi astım hakimiyeti sağlamaktır. Burada kastedilen uzun vakit saldırısız yarıyıl geçmesini ve saldırı varlığında biran evvel sıradana dönmesini sağlamaktır.

İyi astım hakimiyetinin niyetleri şunlardır:

Wheezing, öksürük ve soluk darlığının olmaması
Gece uykusunun astım hamleleri ile bölünmemesi
Egzersiz ve günlük aktivitelerin meselesiz yapılabilmesi
Hamleleri gevşeten ilaçların haftada üç defadan az kullanılmasının sağlanması

Hamilelik ve astım
Astım hamilelikte en sık karşılaşılan sistemik kronik hastalıklardan birisidir ve tüm hamilelerin %4-7′sinde görüldüğü kabul edilmektedir. Bununla birlikte hayatı tehdit edecek şekilde şiddetli astım hamleleri çok daha nadir olarak %0.05-2 arasında görülür. İyi hakimiyet edilmediği taktirde hem anne adayında hem de bebekte ciddi meselelere neden olabilir. Astım daha evvelden var olabileceği gibi ilk kere hamilelik sırasında da ortaya çıkabilir.

Hamilelikte solunum sisteminde ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler
Hamilelik yarıyıli tüm beden sistemlerinde olduğu gibi solunum sisteminde de bazı değişikliklere neden olur. Bu değişikliklerin hemen hepsi banal kabul edilir ve bedenin gebeliğe geçimi için gereklidir.

Özellikle son yarıyıllarda genel ödeme paralel olarak ve östrojen hormonunun etkisiyle solunum yollarında da ödem ve şişlikler olur. Bunun neticesinde burun tıkanıklığı, akıntı, horlama ortaya çıkabilir.

Rahim geliştikçe diyafram adalesini takribî 4 cm yukarıya iter ve göğüs çapı çoğalır. Progesteron hormonu ise akciğer kapasiteleri üzerinde değişikliğe neden olur. Buna bağlı olarak hamile bir kadın daha süratli soluk alıp verir ve kandaki oksijen ve karbondioksit oranları değişir.

Tüm bu değişimler hamile kadınlarda daha kolay ve şiddetli solunum yetmezliği ortaya çıkmasına zemin hazırlar.

Gebeliğin astım üzerindeki etkileri
Astım gebelik yarıyılinde değişken bir seyir izler. Genel olarak hastaların 1/3′namda hastalığın seyrinde düzelme, 1/3′namda makûslaşma tespit etilirken geri kalan üçtebirlik kısımda herhangi bir değişiklik kollanmaz.

Hastalık genelde gebeliğin son dönemlerinde düzelme eğilimi gösterir ve akut hamlelerin sıklığı eksilir. Bunun nedeni bütün olarak bilinmemekle birlikte progesteron hormonundaki değişimlerin neden olduğu düşünülmektedir.

Akut hamleler en sık gebeliğin 24. haftaları civarında görülürken ortaya çıkan değişimler doğumdan 3 ay kadar sonra gebelik öncesi haline döner.

Genel olarak şayet astım hamilelikten evvel makûs ve şiddetli ise hamilelik sırasında daha da şiddetleneceği öngörülebilir. İkinci ya da daha sonraki hamileliklerini yaşayanlarda ise ilk hamilelikte ortaya çıkan değişikliklere eş değişimler beklenmelidir.

İlginç olarak kız bebek bekleyenlerde astımın şiddetlendiği ileri sürülmektedir.

Astımın gebelik üzerindeki etkileri
Astımın hamile kadın ve karnındaki bebeği üzerindeki etkileri değişkendir. İyi hakimiyet edilen bir astım varlığında hem anne adayı hem de bebekte mesele çıkma ihtimali oldukça düşüktür. Öte yandan iyi hakimiyet edilmeyen olgularda ortaya çıkan istenmeyen etkilerin altında uyuyan temel neden yan etkilerinden çekinerek yetersiz ilaç kullanılmasıdır. Bu oldukça yanlış bir yaklaşımdır zira astım ilaçları gebelikte güvenli olarak kabul edilen maddelerdir.

İyi hakimiyet edilemeyen astım anne adayında

Bulantı ve kusmalarda
Vajinal kanama görülme sıklığında
Gebeliğe bağlı hipertansiyon görülme riskinde
Anne ölümlerinde
çoğalışa neden olabilir.
Bebeklerde ise

Erken doğum
Sihrime geriliği
Düşük doğum ağırlığı
Kronik hipoksi oksijen yetersizliği
Anne karnında vefata
neden olabilmektedir.

Tedavi
Astımlı bir hamilelinin tedavisi hamile olmayanlardan çok değişik değildir ve genelde aynı cins ilaçlar kullanılır. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların gebelik ve bebek üzerinde hasarlı etkileri gösterilmemiştir ve bu sebeple güvenli olarak kabul edilirler. Hakikat korkulması gereken hakimiyet edilemeyen astımın neden olduğu bebekteki hasarlı etkilerdir.

Astım tedavisinde emel en iyi solunum fonksiyonuna erişerek saldırısız bir yarıyıl sağlamaktır. Tedavide genel prensipler ise olası olan en az sayıdaki ilacın kullanılması, optimal solunum fonksiyonunun sağlanması, havayolu iritanlarından sakınılması, astımı alevlendiren üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit ve reflünün tedavi edilmesidir.

Hamilelerde astım tedavisinin emeli hipoksi yani oskijen azlığına neden olan hamlelerin önlenmesi ve ideal solunum fonksiyonunun sağlanarak bu hipoksinin bebeğin gelişimi üzerindeki negatif etkilerinin engellenmesidir.

Tedavide belki de en önemli etmen hasta eğitimi ve bilinçlendirmedir. Öte yandan hastalığın ve gebeliğin solunum sisteminde neden olduğu değişimler sık aralıklarla yapılacak olan solunum fonksiyon testleri ile değerlendirilmeli, hastaya göre tadavi dozu ve şeması belirlenmelidir. Hekiminize haber vermeden ilaç dozlarını değiştirmeniz negatif etkilerin ortaya çıkma riskini çoğaldıracaktır.

Astım hamlelerini tetikleyen ev tozu, küf, mantar, evcil hayvanlar, sigara dumanı, kirli hava, kokular, yiyecek katkı maddeleri gibi alerjenlerden sakınmak ilaç gereksinimini de en alt seviyeye indirecektir.

Hamile kalmayı planlayan bir kadında ise evvelden astım hakimiyet altına alınmalıdır.

Bebekte astım ortaya çıkması
Astım hastası anne adaylarının en büyük endişelerinden birisi de bebeklerind ede bu hastalığın ortaya çıkma ihtimalidir. Yapılan araştırmalar astımlı annelerden dünyaya gelen bebeklerin %20′sinde bu hastalığın görüldüğünü ortaya koymaktadır. Bu oran genel popülasyonda görülen oranın çok üzerindedir. Ancak anne sütü ile besleme, alerjen etkenlerden sakınma, bebeğin bulunduğu civarda sigara içmeme gibi basit temkinler bu oranların eksiltilmesinde takviyeci olabilmektedir.

KAYNAKLAR
Anderson HR, Butland BK, Strachan DP. Trends in prevalance and severity of childhood asthma. Br Med J 1994; 308: 1600-1604.
Hernandez E, Angell CS, Johnson JWC. Asthma in pregnancy-current concepts. Obstet Gynecol 1980; 55: 739-744
Ortega CD, Busse W. Spesific problems-asthma in pregnancy and menses. Manuel of Asthma Management’da Ed. O’Bryne PM, Thompson NC. Londra, WB Saunders, 1995; 653-671.
Schatz M. Asthma during pregnancy: interrelationships and management. Ann Allergy 1992; 68: 123-133.
Tetikkurt C. Asthma in pregnancy. CerrahpaÅŸa J Med 2001; 32 1: 60-67
White RJ, Coutts I, Gibbs CJ, MacIntyre C. A prospective study of asthma during pregnancy and the puerperium. Respir Med 1989; 83: 103-106.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.