Grip ve soğuk algınlığı hakkında

04.09.2023
319
Grip ve soğuk algınlığı hakkında

Grip, influenza denilen virüsün bronşlar ve akciğerden oluşan solunum sisteminde alana getirdiği, özellikle güz sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara yol açan yüksek derecede bulaşıcı …

Grip, influenza denilen virüsün bronşlar ve akciğerden oluşan solunum sisteminde alana getirdiği, özellikle güz sonu, kış ve ilkbahar başında salgınlara yol açan yüksek derecede bulaşıcı viral bir enfeksiyondur.

İşgücü kaybı açısından bakıldığında tüm dünyada işe devamsızlığın %10′undan mesuldür. Dünya popülasyonunun takribî %10-20′si her sene gribe tutulmaktadır.

Grip olan bireylerin aksırık, öksürük ve hatta konuşmaları ile üst solunum yollarındaki salgılardan dağılan virüs yüklü su damlacıkları havaya geçerek orada saatlerce asılı kalabilir. Bu damlacıklar soluk yolu ile alındıklarında, alt ve üst solunum yoluna yerleşirler ve orada süratle artarlar. Kuluçka süresi 1-3 gün arasında değişir ve bu yarıyılda şahısta hastalık bulgusu olmamasına rağmen hastalık bulaştırıcı özellik bulunmaktadır. Bu özellik grip bulguları başladıktan sonra 4-6 gün kadar da devam eder.

BULGULARI NELERDİR?

Başlangıcı genellikle anidir. Şahıs kendini iyi seziyorken, 1-2 saat içinde evvel; üşüme, titreme, terleme, baş ağrısı, adale ağrıları ve ateş 38°C-40°C başlar, daha sonrasında ise burun akıntısı, baş dönmesi, öksürük, boğaz ağrısı, göğüste yanma, ağrı, gözlerin sulanması ve gözlerde ışığa hassasiyet şikayetlerinden bir ya da birkaç tanesi tabloya ilave edilebilir.

Bu bulgular 3-5 gün kadar sürse de genellikle 2-3 gün içinde düzelme başlar.

EN ÇOK KİMLER TEHLİKE ALTINDADIR?
Minik çocuklar ve 65 yaşından büyük olan şahıslar,
Şeker hastaları,
Astım ve kronik akciğer hastalığı olanlar,
Transplantasyonlu uzuv nakli yapılmış hastalar,
Böbrek hastaları,
Bakımevlerinde ve huzurevlerinde kalanlar,
Bağışıklık sistemini baskılayıcı rehabilitasyon gören şahıslar,
Anne adayları,
Bebekler,

Türkiye’de bu gruplara giren takribî 30 milyon şahıs yaşamaktadır.

GRİPTEN NASIL KORUNMALI?

Grip virüsünün bedene girmesi ile başlayan bu belirtiler genellikle 5-7 günde iyileşme ile sonuçlansa da, bazen kulak otit veya akciğer enfeksiyonları zatürre gibi bazı ciddi enfeksiyonlara yol açabilirler. Bu sebeple korunma çok ehemmiyetlidir.

Korunma için;
Balanslı beslenmeli: Bedenin lüzumu olan protein, yağ, şeker ve vitamin yeterli olarak alınmazsa, beden mukavemeti düşer ve solunum uzuvları mukoza hücreleri de bu vaziyetten etkilenir. Özellikle besleyici bedeli düşük, yağdan zengin hamburger gibi besinlerin fazla harcanması grip hastalığına davetiyedir.

Yeterli ölçüde su içilmeli: Solunum mukoza hücrelerinin nemli olması, virüs taşıyan damlacıkların tesirine karşı mukavemeti sağlar. Bu sebeple özellikle su içme gereksiniminin eksildiği kış mevsimi de dahil olmak üzere, her yarıyılda günde 8-10 kadeh su içilmelidir.

Kumpaslı spor yapılmalı: Erişkin biri için haftada 3 gün, günde 1 saat olmak üzere spor yapılması lüzumludur. Spor beden mukavemetinin çoğaldırılması için çok ehemmiyetlidir.

Stresten uzak yaşamalı: Stres, beden mukavemetini eksilterek hastalıklara davetiye çıkaran en ehemmiyetli etmenlerdendir.

Sigara içmemeli: Sigara da aynı stres gibi beden mukavemetini eksiltir. Ayrıca virüs yüklü damlacıklar, sigara içilen civarlarda, dumana yapıştıkları için hastalık yapıcı özellikleri çoğalır.

Tokalaşmayın: Grip olan bir şahıs ile tokalaşmak, salgın zamanlarında iş yerlerinde bir çok şahıs tarafından kullanılan aygıtları kullanmak ta bulaş yollarındandır. Zira virüs bu gibi yerlerde 2-3 saat canlı kalabilir. Bu sebeple paklik ehemmiyetlidir.

Kalabalık yerlerden olası olduğu kadar uzak durun: Toplu araçlar, sinema, tiyatro gibi kalabalık yerlerde grip olan bir bireyin hapşırması ile virüsler büyük bir süratle 160 kilometre/saat hareket ederek 3-4 metre uzağa dağılabilir.

Kumpaslı yatın: Bir gece uykusuz kalındığında, virüslere karşı savaşan beden hücreleri yarı yarıya eksilmektedir.

Üryan ayak gezmeyin:
Özellikle kış aylarında, zemin ısısı düşük olacağından, refleks olarak solunum mukoza hücrelerini de besleyen beden damarlarında daralma olacak ve netice olarak kan dolaşımı yavaşlayacaktır. Mukoza hücrelerindeki nemlilik oranının eksilmesi ile eforu da eksilecek ve virüslerin girişi kolaylaşacaktır.

Sıcak civarlardan kaçının: Özellikle kış mevsiminde daha çok kapalı ve sıcak etrafların seçim edilmesi de solunum mukoza hücre çeperlerinin kurumasına neden olarak virüslerin bedene girişini kolaylaştırır.

GRİP NASIL REHABİLİTASYON EDİLİR?
Her şeyden evvel istirahat, olasıysa yatak istirahati ehemmiyetlidir. Uyurken başın yukarıyada yakalanması 2 ya da daha fazla rakamda yastık ile uyumak geniz akıntısının vereceği rahatsızlığı eksiltecektir.

Yakınmalar düzeldiğinde hemen olağan etkinliğe dönülmemeli, bütün bir iyileşme için bir süre daha dinlenmeye devam edilmelidir.

Bulunulan etrafın uygun ısıda olmasına ve iyi havalandırılmasına dikkat edilmeli, havanın kuruması yasaklanmalı, nemli olması sağlanmalıdır.

Hastalık vaktince, özellikle yüksek ateş varsa bol akışkan alınması çok ehemmiyetlidir. Bu sebeple su içinde eritilerek kullanılan anti-gribal ilaçlar, akışkan alımının artırılması, süratli tesir sağlaması açısından önerilir. Hastalıkta; su, meyve suyu ve kafeinsiz meşrubatlar seçim edilmelidir. Yeteri kadar akışkan alınması sinüslerdeki ve göğsünüzdeki ifrazatın daha az birikmesine ve bedenden daha kolay arınılmasına dayanak eder.

Hastalık yarıyıllarında beslenmeye dikkat etmeli, iştahsızlık varsa enerji lüzumunu gidermek için karbonhidrattan zengin perhiz uygulanmalıdır.

Antibiyotik cinsi ilaçlar, ancak viral bir enfeksiyon olan gribin üzerine bakteriyel bir başka enfeksiyon ilave edildiğinde ancak bir doktorun teklifi ile kullanılabilir.

Grip sırasında aspirin kullanılmamalıdır.

SOĞUK ALGINLIĞI NEDİR?

Soğuk algınlığı; muhtelif virüslerin yol açtığı, üst solunum yollarında bazı bulgulara yol açan ‘hafif’ seyirli bir hastalıktır.

En sık görülen virüsler:
Rhinovirüsler %15-40,
Coronavirüsler %10-20,
Parainfluenza virüsü %5-10,
Respiratuar sinsityal virüsler %6,

Soğuk algınlığı bireyden bireye bulaşır. Başlangıçta bu bulaşmanın hapşırma, öksürme ile çevreye saçılan damlacıkların içindeki virüslerin havada kalması ile olduğu sanılmaktaydı. Ancak şimdi mevcut deliller bulaşmanın virüsü almış hastanın elinden alıngan insanlara geçmesi ve alıngan fertlerin de ağız-burun mukozalarına sürmeleri ile olduğu doğrultusundadır. Bu sebeple soğuk algınlığının bulaşmasını yasaklamanın yolu ellerin sık yıkanmasıdır.

Yapılan araştırmalarda havanın soğukluğunun soğuk algınlığı hastalığının başlaması ve izlemesi ile ilintili olmadığını, psikolojik stres, üst solunum yollarını etkileyen alerjiler ve adet yarıyıllarının hastalığa tutulma tehlikesini artırdıkları tespit etilmiştir.

Soğuk algınlığına bir çok virüs neden olabileceği için de beden hiçbir zaman bu virüslerin tümüne direnç geliştiremez. Bu nedenle her yıl tekerrür tekerrür soğuk algınlığı geçirilebilir.

Soğuk algınlığı bulguları: Ateş, baş ağrısı, eklem ve adale ağrısı, bitkinlik hissi, akan ya da dolu burun, aksırma, boğaz ağrısı, göğüs doluluğu, koku ve tat duygusunun eksilmesi, kulaklarda tazyik hissi ve ses niteliğindeki farklılıklar

SOĞUK ALGINLIĞI REHABİLİTASYONU:

Soğuk algınlığı rehabilitasyonunda antibiyotiklerin yeri yoktur. Rehabilitasyon bulgulara göre yapılmalıdır. Su içinde eritilerek kullanılan ve soğuk algınlığına ait bulguları gideren ilaçlar, akışkan alımının artırılması ve süratli tesir sağlaması açısından da önerilmektedir. Ayrıca istirahat edilmesi ve stresten uzak durulması da beden mukavemetinin yine kazanılmasına dayanak eder.

Virüsler, mikrobun bulaştığı yerlerde kapı tokmağı, telefon gibi canlı kalabildikleri için, bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize transfer edebiliriz. Bunu yasaklamak için ellerimizi sık sık sabunlu su ile yıkamalıyız.

BİR YORUM YAZIN
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.